Zihinsel Kimliğimiz Işığında Öğrenme ne demektir?

Ahmet Uçar / Hipnotist İngilizce Öğretmeni / SOFLONLINE DLC CEO

Hipnozla Hızlı ve Kolay İngilizce Öğrenme

İnsanlar doğup büyüdüğü, gelişip hayatını sürdürdüğü bu dünyada daha ilk anlardan itibaren tüm algı yollarıyla isteyerek ya da istemeyerek yoğun bir bilgi akışına maruz kalır.

Hayatımızın ilk 7 yılında algıladığımız tüm verileri henüz olgunlaşmamış kritik etme, sorgulama becerimizle ölçüp biçmeden bilinçaltına yerleştirir ve öğrenilmiş tavırlar halinde tüm hayatımızda kullanmak üzere depolarız.

İkinci 7 yılda ise yakın çevremizden başlamak üzere gözlemlediğimiz tavır ve davranışları modellemeye başlarız. Babamız gibi konuşur, annemiz gibi oturup kalkmaya çalışırız. Doğru ve yanlış-larımız ailemizin değer yargıları ile şekillenir. Bu yıllara kadar bir olay mutluluk yaratıyorsa, herkes gülüp neşeleniyorsa doğru, öfke ve hüzün ile karşılanıyorsa yanlış olarak değerlendirilir ve bilinçaltına öylece kodlanır.

Üçüncü 7 yılda tüm öğrenme kaynağımızı sosyal çevremize çevirir ve arkadaşlarımızın değerli bulduğu şeyleri değerli, önemli görürüz. Arkadaşlarımızın küçümsediği, komik bulduğu bir konu 1000 yıllık bir bilimsel gerçek bile olsa değersiz ve yanlış olarak algılanır. Neredeyse tüm yargılarımız duygusal ihtiyaçlarımız tarafından şekillenir.

Bu yıllara kadar her üç dönemde de yavaş yavaş duygu baskın zihinsel algı kendisi kontrol edecek, kritik edecek, tehlikelerden koruyacak bir bilinç geliştirir. Sağlıklı bir genç yetişkin artık gözlemlediği ya da maruz kaldığı tüm verileri daha kontrollü şekilde işlemeye çalışır. Ancak hayatının yaşanmış yıllarında öğrendiği ve bilinçaltına kodladığı yönergelerden ve değer kalıplarından da kolay kolay yakasını kurtaramaz.

Bu yıllardan sonra algıladığı bilginin bir kısmı önce zihinlerde sorgulanır değerlendirilir organize edilir ve anlamlandırılır. Kendisi için gerekli, faydalı ve keyifli olduğunu düşündüğü verileri tekrar kullanmak üzere bilinçaltına atar ve gerektiğinde tekrar çağırmak üzere kodlar. Tehlikeli, zararlı ve acı verdiğini değerlendirdiği şeyleri ise kaçınmak üzere bilinçaltına yerleştirir.

Yine bir miktar bilgi de geçmiş yaşantısı ile ilgili olarak farkında olmadan herhangi bir sorgulamaya takılmadan kabul edilir. Çok sevdiğiniz, çok güvendiğiniz bir siyasal lideri, bir sinema oyuncusunu, model aldığımız bir öğretmeninizi, bir aile büyüğünü, bir yazarı hatta bir futbol oyuncusunu büyülenmiş gibi dinler ve söylediği her şeyi koşulsuz kabul ederiz. Aslında bu koşulsuz kabul hipnozun tam da kendisidir.

Hayatı boyunca bu veriler ya güçlenerek kalıcı tavır haline gelir ya da yeterli tekrar olmazsa yavaş yavaş sönümlenir, unutulur. Bilinçaltında bir yerlerde kodlanmış ama gizlenmiş izler olarak muhafaza edilir.

Bir bilgi zaman içinde, her seferinde beklenmeyen değişikliklere uğramadan, kararlı bir tavır haline gelmişse o bilgi öğrenilmiş denebilir.

Hayatımızı bilerek ya da bilmeyerek öğrendiğimiz bu davranışlar yönetir.

İnsan algısına takılan her türlü veri için normal şartlarda ilk uğrak yeri zihnimizin bilinçli, sorgulayan, zaman içinde bilinçaltının geliştirdiği süzgeç ve sorgu mekanizmasına sahip bölümüdür. Eğer burada geçmişte yaşanmış çok değerli ve faydalı bir olay bile, tehlikeli, keyifsiz, acı veren, kaçınılması gereken olarak öğrenilmiş ve kodlanmışsa, bu veri düzeltilene, değiştirilene ve tedavi edilene kadar kişinin hayatı boyunca engelleyici, sınırlayıcı öğrenilmiş bir tavır olarak insanın hayatını sarıp sarmalamaya devam edecektir.

Öğrenme, bu anlamda, geliştirdiğimiz, zenginleştirdiğimiz bir yaşam kılavuzudur.

Ve bilinçaltında kayıtlı öğrenilmiş tavırlarımız bize nasıl yaşayacağımızı, ne kadar mutlu olacağımızı, nelerden kaçınmamız gerektiğini gösteren, satır satır kendimizin yazdığı çok kritik bir hayat rehberidir.

Çoğu kaygılarımız, korkularımız, öğrenilmiş çaresizliklerimiz ise bir an önce kurtulmamız gereken bizi sınırlayan, kapasite ve yeteneklerimizi kullanmamıza, ruhsal ve bedensel özgürlüğümüze engel olan çok önemli bir sorundur.

Bu ülkenin zeki insanlarının dil öğrenme konusunda çektiği acı da tam da bu öğrenilmiş çaresizlik temelli bir sorundur.

 Yabancı Dil Bilmek ne demektir?

40 yıldır Türkçe konuşan birisi olarak bazılarımız futbol söz konusu olunca birkaç cümle dışında bir şey söyleyemez. Oysa bazılarımız günlerce konuşsa yine de söyleyeceği şeyler vardır. Yine çoğumuz su altı arkeolojisi gibi alana özel bir konu üzerinde belki de hiçbir şey söyleyemez. Kimi tarih konusunda coşar kimi tarım.

Bir konuda sözlü anlatım yapabilmek o dilde konuşabilmek için daha önce o konu ile ilgili bir bilgi birikimi gerekir. Daha önce okunmuş, izlenmiş ya da dinlenmiş bir bilginin hafızamızda olması gerekir.

Bir konuda söyleyecek sözümüzün olmaması dil bilmediğimiz anlamına gelmez.

Konuşmak Bilinçaltımızı Okumaktır.

Kalp denizdir, dil de kıyı;

Denizde ne varsa kıyıya o vurur. Mevlana

Dil bir iletişim kanalıdır. Nerede yaşıyorsanız, hangi amaçla iletişim kurup bir ihtiyacınızı giderecekseniz dilin o alanında donanımlı bir ustası haline gelirsiniz. Tıp çalışanları kendi literatüründe kendi jargonu ile iletişim kurar. Bu diğer meslekler içinde aynıdır. Dolayısı ile bir dili kullanma amacınız odaklanmanız gereken dil becerilerini sınırlar ve işinizi kolaylaştırır. Dilbilimci bir bilim insanı olmayacaksanız bugün ülkemizde verilen dil eğitiminde karşınıza çıkan birçok konu aslında odak dışı ve kısmen faydasız çalışmalardır.

Dolayısı ile neye ihtiyacınız varsa ona odaklanmak amaca ulaşmak için en kestirme ve etkin yol olacaktır.

Anlıyorum ama konuşamıyorum. Neden?

Herhangi bir yeteneğin teorik bilgisini günlerce aylarca hatta yıllarca alsanız da uygulamaya geçmezseniz o beceriniz gelişmeyecektir. Yıllarca şoförün yanında otursanız da direksiyonu ve pedalları hissetmeden vites geçişinde ustalaşmadan asla iyi ve yeterli bir şoför olamazsınız.

Benzer şekilde, dil yeterliliği söz konusu olduğunda da sözlü ve yazılı dil kullanımı yapmadığınız sürece kendinizi bu becerilerinde geliştiremeyeceksiniz.

Burada karşınıza çıkan sizi geride tutan hata yapma korkusu ve yetersizlik hissi sorunun temelini oluşturuyor.

 Hipnoz ne demektir?

Hipnoz kendinizi güvende hissettiğiniz zamanlarda inandığınız, doğruluğundan emin olduğunuz bilgileri sorgulamadan kabul etme halidir.

Algıladığınız verileri kritik etme refleksiniz bazen çalışmaz. Duygu yoğun anlar kontrolü kaybedebileceğimize örnek zamanlardır. Çok mutlu olduğunuzda büyük vaatler edebilir, her söylenene inanabilirsiniz. Çok öfkelendiğinizde ise benzer şekilde aka kara der ve dediğinizden vazgeçmezsiniz. Duygu yoğun anlarda bilinç duygular tarafından bastırılır ve etkisiz hale getirilir. İnsanların çoğu anlamsız ve tehlikeli eylemlerinin temelinde mantıkla değil kabarmış duygularıyla hareket etmesi yatar.

Bilinçaltımız geçmişte bir dönemde yaşadığımız ve kendimizi rahatsız ve güvensiz hissetmemize yol açan olayları kaydeder ve öğrenir. Bu öğrenilmiş refleksleri genele yayar ve amacını aşan ve bizi sınırlayan, faydadan çok zarara yol açan bir tarzda kullanır. Okul hayatında bir öğretmeni tarafından sınıfta küçük düşürülen kişi bütün hayatında okula, öğretmene karşı olumsuz tavır geliştirir. Bir konuşması için eleştirilen ve bunu kişiselleştirip sorun haline getiren kişi tüm topluluğa yapılan konuşmalarında çok büyük endişe duyar, gerilir, telaş yapar. Mümkünse benzer durumlardan uzak durmaya çalışır.

Hipnoz bilimi, geçmiş yaşamınızda edindiğiniz değer yargılarına, süzgeçlere takılmadan, bilinçaltınızda farklı travmalar sonucu ortaya çıkmış, sizi sınırlayan korkularınızı tedavi edebilen bilimsel bir çalışmadır.

Hipnozla kontrolü kaybetmezsiniz, aksine sizi sınırlayan istemediğiniz psikolojik yüklerinizde kurtulmanızı ve gerçek zihinsel ve fiziksel performansınıza ulaşmanıza yardım eden bir terapi yöntemidir.

Hipnoterapi neden çok değerlidir?

Birçok fiziksel ve bilişsel sorunun aslında geçmiş travmalar sonucu zihninizde oluşmuş negatif duygu ve düşüncelerin bir sonucu olduğu bilimsel bir tespittir. Pozitif ve tedavi edici düşünce insanları yaşadığı sorunlardan kurtulup gerçek potansiyelini ortaya çıkarabilmektedir. Hipnozla sizi sınırlayan ve kapasitenizi kullanmanıza engel olan sorunları aşabileceksiniz.

 Hipnozu Dil Öğreniminde nasıl kullanıyoruz?

Dil öğrenimi insanların hayatlarında öğrendikleri yüzlerce, binlerce konudan çok farklı değildir. Dil öğrenme sürecinde bilgi önce bilinç düzeyinde işlenir ve yeterli tekrar gerçekleşince bilinçaltında kalıcı hale gelir.

İş ve özel hayatında onlarca başarılı ürün ortaya çıkaran birçok insanımız maalesef İngilizce öğrenme konusunda hayal kırıklıkları yaşamaktadır. Bu istenmeyen sorunun bizce iki temel sebebi olabilir.

Birincisi, öğrencinin yeterince güçlü motivasyonu, sebebi, ihtiyacı olmadığı için öğrenmek istememesidir.

İkincisi ise doğru yöntem ve öğretim malzemesi kullanılmamasıdır. Bunun da öğrenciyi dersten uzaklaştırması ve öğrenebileceğine olan inancına zarar vermesidir.

Hayatımız boyunca duygusal anlamda rahatsız eden ve bilinçaltına öğrenilmiş yetersizlik kodlayan, yapamıyorum, olmuyor, ben asla bu konuyu öğrenemeyeceğim yönergesini ortaya çıkaran zehirli tecrübeler yaşarız.

Bizi bu şuuraltı surlardan kurtaran çok etkin ve değerli yöntemin adıdır Hipnoz.

Akademik yeterliliği tartışılmaz olan birçok meslek grubunda çalışan ve alanlarında çok başarılı olan oldukça fazla insanımız geçmiş travmaları sebebiyle herkesin kolaylıkla edinebileceği dil becerilerine uzak kalmış ve bunun yaşattığı bazen utandıran, mahcup eden bazen kariyerinde ilerlemesine engel olan sorunlar yaşamış ve yaşamaktadır.

İş dünyasında büyük başarılar elde eden iş insanlarımız yabancı müşterileri ile rahat, öz güvenli iletişim kuramadan işlerini yürütmeye çalışmaktadır. Milyon dolarlık ticaret yapabilen insanlarımızın iletişimde bu denli sorun yaşaması gerçekten büyük hayal kırıklığı yaratabilmektedir.

Maalesef sadece % 30 bilişsel yeterlilik isteyen geri kalanının motivasyon ve doğru öğrenme teknik-lerine bağlı olan yabancı dil öğrenme insanımız için bir kabus haline gelmiştir.

Hipnozlaİngilizce.com profesyonel bir ekipten oluşmaktadır.

Akademik çalışmaları olan, uluslararası sertifikasyonu olan Türk ve yabancı dil eğitmenleri öğrencilerimize dil öğretimi yapmaktadır.

Bu hedefe yönelik fonksiyonel ve eğitim teknolojisi kullanılan öğretim malzemeleri öğrencilerin geçmiş yaşantılarında dil öğrenimine karşı gelişmiş ve önünde engel olarak duran algılarını uzman terapist hipnoz profesyonelleri ile aşmaları sağlanmaktadır.

Hipnozla algıları açılan, öğrenmeleri kolaylaşan öğrencilerimiz, doğru öğretim malzemesi ve doğru yöntemle hayatları boyunca sorun olan dil problemini kısa zamanda çok etkili ve verimli şekilde çözmemize tanık olmaktadır.

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir